12° Parçalı bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

HADDİNİ BİLMEK ÜZERİNE   

Hepimizin görevi elbette kendimizle barışık olmak ve –varsa- komplekslerimizden kendimizi arındırmaktır. Ancak; kendiyle barışık olmanın da sınırları vardır ve bu “kendini beğenmişlik” noktasına ulaşmamalıdır. “Kendiyle barışık olmak” ve “kendini beğenmişlik” arasındaki mesafe çok mu dardır? Kanımca değildir. Kendini, haddini, hududunu bilen için pekala içinde rahatça hareket edebileceğimiz geniş ve ferah bir alandır. Peki; bu alanda […]
Yazarlar - 28 Temmuz 2021 10:45 A A

Hepimizin görevi elbette kendimizle barışık olmak ve –varsa- komplekslerimizden kendimizi arındırmaktır.

Ancak; kendiyle barışık olmanın da sınırları vardır ve bu “kendini beğenmişlik” noktasına ulaşmamalıdır.

“Kendiyle barışık olmak” ve “kendini beğenmişlik” arasındaki mesafe çok mu dardır?

Kanımca değildir.

Kendini, haddini, hududunu bilen için pekala içinde rahatça hareket edebileceğimiz geniş ve ferah bir alandır.

Peki; bu alanda mı, yoksa bu alanın dışında mı olduğumuzu nasıl anlarız?

Çok kolay; birileri ile çarpışıp duruyorsak alanımızın sınırlarını ihlal ediyoruz demektir.

Ne kadar az çarpışma oluyorsa, bu; o kadar hakimiyet göstergesidir.

……………………………………

Rastladığım bir anekdotta olay o kadar güzel özetlenmiş ki, sizlerle paylaşmadan duramadım.

“Suyun doğası bir felsefedir.” diyor bir mutasavvıf.

Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya.

Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma,

eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna”

Demek ki, dalaşmayacağız kimseyle, yanından geçeceğiz, kendi haline bırakacağız.

Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi.

O zaman ne yapar?

Birikip üstünden aşar.

Demek ki, gücümüz yetmiyorsa güç toplayacağız.

Yok eğer bu da olmuyorsa, yavaşça, damla damla delmeye başlar kayayı. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir ki buna da “sabır” derler. Sabretmek hiçbir şey yapmadan oturmak değildir. “Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir.” der Şems-i Tebrizi.

Suyun doğası imkansızın bile başarılabileceğini, bunun için sabır ve istikrarın gerekli ve yeterli  olduğunu öğretir.

Kayayı delen su elbette yine yoluna devam eder.

Su hep akar… Bilir ki aktıkça temizlenir. Bazen dere kenarlarında su birikintileri oluşur, akmayan su bulanır, çamurlaşmaya başlar. Üzerine pislik birikir ve Sufiler bu yüzden derler ki: “Sen su gibi ak. Her daim yenilen. Her gün yenilen. İki günün aynı olmasın. Dünü dünde bırak yeni şeyler öğren.”

Mesela su değişimden hiç korkmaz.

Ama insanlar değişimi sevdiklerini söyleseler de aslında bundan çok korkarlar.

Oysa, su değişimi ne güzel de anlatır.

Bazen yağmur olur, bazen kar olur, bazen buz olur, bazen buhar olur. Buhar olduğunda çıkar gökyüzüne yağmur olup iner yine yeryüzüne…

Ayrıca su uyumludur. Çay bardağına koyduğunda çay bardağının şeklini alır, vazoya koyduğunda vazonun…

Sürekli bulunduğu yere uyar ama doğası hiç değişmez her yere ve her şeye uyum sağlasa da.

Unutma ki dünyada her zaman doğaya uyum sağlayanlar hayatta kalır…

Uyum sağlayanlar esnektir çünkü.

Değişime direnenler ise katı.

Fırtına en sert en güçlü ağaçları bile devirir ama esnek fidanlara, otlara hiçbir şey yapamaz. O yüzden esnek olanlar, uyum sağlayanlar hayatta kalır.

Aynı zamanda akışa teslim olur, teslimiyet içindedir. Çünkü bilir ki bütün dereler eninde sonunda büyük denizlere, okyanuslara akar.

Bu; elinden geleni yaptıktan sonra hayatın akışına teslim olmaktır.

Su berraktır, şeffaftır.

Olduğu gibidir yani.

Paylaşımcıdır. Hep besleyicidir. İnsanları, hayvanları, doğayı besler.

Hayatı başlatan odur. Su olan her yerde vardır bitkiler, hayvanlar hatta insanlar.

İşte suyun bu yapısından dolayı “Su gibi Aziz ol” derler eskiler.

…………………………….

Ne kadar kolay aslında değil mi, haddini bilmek???

 

Yazarlar - 10:45 A A
BENZER HABERLER

POPÜLER HABERLER

  • 01
    ÇİFTLİKKÖY BAĞLANTI YOLUNDA TEHLİKE
    Tarihi taş köprü Uzunköprü’nün 4-5 yıl sürecek bir restorasyon çalışmaları için trafiğe kapatılmasının ardından, özellikle Meriç bölgesinden ilçemize ulaşım kolaylığı sağlanması için açılan Çiftlikköy Köprüsü üzerinden geçecek Salarlı bağlantı yolu sürücülerin tepkisini çekti. Keskin virajları olmasına rağmen trafik ikaz tabelaları konulmadan yolun trafiğe açılmasına tepki gösteren sürücüler, yolda seyahat ettikleri anda birçok tehlike yaşadıklarını söylediler. […]
  • 02
    Trafiğe kapatıldı, restorasyon çalışmaları hız kazandı
    Anadolu ile Balkanları birbirine bağlayan tek köprü olma özelliğini taşıyan Osmanlı Devletinin altıncı padişahı Sultan II. Murat döneminde, Mimar Muslihiddin tarafından, 1427-1443 yılları arasında inşa edilen tarihi taş köprümüzün trafiğe kapatılmasıyla birlikte restorasyon çalışmaları başladı. 1270 metre uzunluğu ve 174 kemeri günümüze ulaşan tarihi taş köprümüz UzunKöprü’nün kemerleri ve çevresi demir korkuluklarla çevrelenirken restorasyonu kapsamında […]
  • 03
    1915 Çanakkale Köprüsü’nün geçiş ücreti belli oldu
    Türkiye’nin en büyük yatırımlarından biri olan 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Temeli 18 Mart 2017’de atılan ve hizmete 18 Mart 2022’de açılması beklenen köprü hakkında en çok merak edilenlerden biri de geçiş ücretinin ne kadar olacağı belli oldu. “KÖPRÜNÜN GEÇİŞ ÜCRETİ 15 EURO”                   Feribotla 30 dakikada geçilen ancak bekleme süresi ve […]
  • 04
    AKŞENER sağlar aksine kemikleri sızlar
    Aslında polemik falan değil, bir evvelki Belediye Başkanı Enis İŞBİLEN’in tarihi köprünün trafiğe kapatılması meselesinde yaptığı “EKSİKLİK VAR” tespit ve analizi son derece yerinde ve doğrudur. Köprünün trafiğe kapatıldığı konusunda çevreye herhangi bir uyarıcı levha ve  levhaların konulmamasının başlıca bir noksanlık olduğu detayını kasaba kamuoyu ile paylaşan İŞBİLEN bu detayı kaçırmamasıyla şahsen bence başta Belediyeyi […]
  • 05
    UZUNKÖPRÜ RESTORASYON İÇİN TRAFİĞE KAPANDI
    Osmanlı Devletinin altıncı padişahı Sultan II. Murat döneminde, Mimar Muslihiddin tarafından, 1427-1443 yılları arasında inşa edilen ve ilçemize de ismini veren tarihi taş köprü UzunKöprü 4-5 yıl sürecek bir restorasyon çalışmaları için trafiğe kapandı.  Anadolu ile Balkanları birbirine bağlayan tek köprü olma özelliğini taşıyan, 1270 metre uzunluğu ve  174 kemeri günümüze ulaşan tarihi taş köprümüz UzunKöprü’nün 577 […]

YAZARLARIMIZ

Sütçüler escort bayan Sandıklı escort bayan Piraziz escort bayan Çan escort bayan Kangal escort bayan Vakfıkebir escort bayan Pazarcık escort bayan Gelibolu escort bayan Sürmene escort bayan Siverek escort bayan Kızıltepe escort Diyarbakır mutlu son