• EURO 4.52
  • DOLAR 3.84

UTSO 2018-2021 STRATEJİK PLANI’NA GÖRÜŞLER

Türkiye Cumhuriyeti devletinin tam 77 stratejik planı olduğunu biliyor muydunuz? Bilmeyenler için hemen özetleyim. 21 bakanlık var bunun 18 inde stratejik plan bulunuyor. Dış İşleri, Savunma ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları haricindekiler hazırlamış yayınlamış. Diğerleri müdürlükler,başkanlıklar, TBMM falan böyle gidiyor. 77 resmi stratejik planın 31 tanesi 2017 senesinde; 12 tanesi 2018 yılında, 13 tanesi […]
Yazarlar - 05 Ekim 2017 13:10 A A

Türkiye Cumhuriyeti devletinin tam 77 stratejik planı olduğunu biliyor muydunuz? Bilmeyenler için hemen özetleyim.
21 bakanlık var bunun 18 inde stratejik plan bulunuyor. Dış İşleri, Savunma ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları haricindekiler hazırlamış yayınlamış. Diğerleri müdürlükler,başkanlıklar, TBMM falan böyle gidiyor. 77 resmi stratejik planın 31 tanesi 2017 senesinde; 12 tanesi 2018 yılında, 13 tanesi 2019’da, 5 tanesi 2020 yılında ve 16 taneside 2021 de bitiyor. Bu 2021 de bitecek olanların 2017 de hazırlanmış olduğunu yani 4 yıllık hazırlandığını buraya not edelim. Bununla beraber sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (2015-2017) 2 yıllık stratejik bir plana sahip.
Ben bu 77 stratejik planının tamamını hatmettim. %90’ı parlak laforizmalardan ibaret. İşin doğrusuysa her fırsatta dile getirdiğim 2014-2018 dönemini kapsayan 10.Milli Kalkınma Planının içerisinde yeralan 25 Öncelikli Programdır. Keşke lafta kalmasa-idi-. Keşke AB muktesabatı, uyum muyumdan keza resmen tarafı olduğumuz 2020 itibarıyla başlayacak düşük karbonlu küresel iktisadi kalkınma metodolojilerine adaptasyona odaklansaydık. Hadi onuda bırakın isterdimki belediyesinden muhtarlığına, Beştepesinden müteşarlığına, TOBB’undan Ziraat Odalarına kadar her kadememizle en azından 193 ülkenin taraf olduğu 17 üst 169 alt başlıklı sürdürülebilir kalkınma hedeflerini (SDGs) temel vizyonumuz kılabilseydik.
Bu evrensel stratejilerin bir tanesini bile çağdaş bir dünya ülkesi gibi uygulamaya başlayabilseydik zaten stratejik planlarımızı 4 yıllık değil gayet net 2030 olarak belirlerdik. Buraya kadar demek istediğim şu: Stratejik Plan eğer uygulanmayacaksa nicelikten öte gitmiyor. Ama bize lazım olan nitelik!
Peki ya Uzunköprü’de durum nasıl?
Utanç çöplüğüne attığımız bir TEPAV raporumuz var hatırlıyorsunuz. Hani şu yüzbinlerce lira vererek hazırlattığımız ve karşılığında “Uzunköprü Dünyanın Merkezidir” maytapını aldığımız o ilkokul seviyesindeki sözde kalkınma stratejik belgemiz. Neyseki TOBB’un Uzunköprü şubeleri olan UTSO ve UZTB sonunda anladılarda millete bu Keşanlı ziraat profesörü eski Ak Partisi mv Necdet Budak güdümlü ilahi komedyayı daha fazla yedirmeye çalıştırmaktan vazgeçtiler. UZTB alivre mekanizmalı lisanslı depoculuk; UTSO’da islah org.sanayi bölgesi hamlesiyle yüreğimize su serpti.
Şimdi gelelim yazının ana konusuna. Hemen hemen bütün Ticaret ve Sanayi Odaları gibi UTSO’da akreditasyon sistematiği çerçevesinde 2014-2017 yıllarını kapsayan bir Stratejik Plan yaptı ve bugün 2018-2021 planının kamuya açık istişare toplantısını yapıyor. Önce 2014-2017 planından bahsedelim.
Şehrin ve odanın tanıtımıyla başlayan; stratejik bir planın temel öğelerini açıklayan ve en basit planlama öğelerinin özetlemesiyle devam etmiş; özetle niteliksiz bir önsöz kalıbıydı. Ama ilk olması itibarıyla kabul edilebilirdi. Bu yüzden kritiğe gerek görmedik. Şimdi miadını doldurduğu için eleştirilerimizi özetleyebiliriz.
Önce şu PAYDAŞLAR bölümünde yeralan ve etki/önem kritiğine göre yapılan puanlamayı beğenmemiştik. Mesela bölge milletvekilleriyle işbirliğine 10 puanlık bir önem verirken UZTB’ye verilen 8 puanı garipsedik. Heleki TEPAV’a 8 puan veripte; 2014-2023 bölgesel kalkınma planının sahibi Trakya Kalkınma Ajansına 6, genç ve kadın girişimciler kurullarına 4’er puanlık paydaşlık değeri verilmesini kesinlikle içerledik. Ya basına verilen 8 puana ne demeli? SWOT analizinde odanın markalaşamamasını tehdit olarak göreceksin ama Good Will Value’yı oluşturacak en önemli iletişim türevine yani basına 10 puanlık paydaş önemi vermeyeceksin!
Aynı şekilde bölgenin sürdülebilir kalkınmasına tehdit oluşturan problemlerin sıralandığı ve kısaca PEST denilen puantaj bölümüde insanı güldürüyor. Hangi birisini yazayım? Roman vatandaşlar nüfususun çoğunluğunu oluşturuyor denmiş ve bu problem olarak gösterilmiş. Otopark ta yazılmış mesela ne alakaysa. Ya arkadaşlar çarpık yapılaşma neyin nesi peki? Bunun şehrin kalkınmasıyla alakası ne? Baştan aşağıya sallama olduğu herhalinden belli bir PEST paretosu bu.
Ve SWOT analizi. Herkesin anlayacağı şekliyle güçlü-güçsüz yönler, tehditler ve fırsatlar. Önce şunu soracağım yıllar sonra sesli olarak. Bu stratejik plan UTSO’nun kurumsal niteliğine yönelikmi yoksa UTSO’nun asli görevi olan şehre nitelikli bir iktisadi kalkınma ivmesi kazandırmasına yönelikmi? SWOT’ta bile bu 2 değer birbirine girmiş. Fakat esas bizlerdi bağlayan şey şu: SWOT 204-2017 dönemini kapsıyor. Bu 3 yıllık süre zarfında bizzat belirttiğiniz tehditlere ve güçsüz yönlere karşı hangi düzeltmeleri yaptınız, fırsatları nasıl değerlendirdiniz?
Mesela güçsüz yönler tanımlamanızda 15 madde belirtmiştiniz. Bence 7 tanesini çözdünüz. Geriye kalanların çoğu paydaşlar bölümünüzü yanlış klasifike etmenizle ilgili. Tehditler bölümündeki maddelerin hiçbirisini sürdürülebilirliğe karşı tehdit olarak görmediğim için, zaten tehdit yok diyorum. Bu 3 yıllık dönemde oda yönetimi olarak değerlendirmeniz gereken fırsatlar bölümündeyse analiz yazılımlarını zaten güncellenmiş olarak istediğiniz an kullanabilirsiniz; tarihi eserlerimizi siz değil belediye değerlendiriyor; iki fakültemizi değerlendirmek noktasında son derece etkisiz kaldınız (bırakın onu boşalan binayı bile dillendiremediniz), şehrin yada odanın İstanbul’a yakınlığını hemşehrilerimiz şehrin parasını oraya taşımak konusunda fazlasıyla değerlendiriyor zaten. Eğitim kuruluşlarına yakın olmak dünyanın kocaman bir köy olduğu günümüzde nasıl bir fırsattır bilemiyorum. Sonuç? SWOT yeterli olmasa da icraatlar pozitifti geçen 4 yılda.
Ama önceki dönem stratejik planlamanız da esas kriter ve dahada önemlisi 2018-2021 planınıza ışık tutacak olan şey gayet şeffaf bir şekilde belirttiğiniz alt programlar. Yüzde kaçını hedeflediğiniz gibi yapabildiniz? Mesela civar ilçe belediyeleriyle görüşerek şehre ücretsiz alışveriş servisleri düzenleyebildinizmi? Alternatif ürünler için Pazar araştırması yaptınız mı? Vs vs Bence hepsi janjanlı dosyada kaldı.
Sonuç olarak: 2017-2021 UTSO Stratejik Planı kurumun cilalanmasına yönelik değil, asli görevine yani şehrin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik olmalı. İlki tamam. Akredite olmak için hazırladınız, denetlendiniz falan filan. Kırtasiye etiketinde sıkıntı yok. Şimdi icraat zamanıdır. Tamda zamanıdır. Yarın geçtir. Uzunköprü ekonomisinin 2 aşamalı plana ihtiyacı vardır. Kısa vade agresif şok plan ve Orta-Uzun Vade yapısal kalkınma planı. 2014-2017 planını uygulanabilir bağlamda revize edip kağıt üzerinde bıraktığınız saha icraatlarını gerçekleştirirseniz ilki tamamdır. Şehir esnafıyla, tüccarıyla konsensüs sağlayıp sinerji yaratabildiğinizde şok tedavi olacaktır. Bunun yolu iktisadi bireylerimize umut vermekten geçer. Sahaya inmekle, esnafı tek tek ziyaret etmekle, onları dinlemekle olur. Uzunköprü esnafı, tüccarı birilerinin aşağılık kompleksleriyle dediği gibi işbilmez değildir. Bilakis tohumunda iş adamlığı vardır. Sorundan keza çözüm odaklıdır. Büyük düşünür.
İkincisi ise daha da önem arzetmektedir. Tüm enerjinizi karma OSB’ye vermeniz şarttır. Şehrin muhteşem eğitim almış beyin göçünü tersine çevirmek vizyonunuz olmalıdır. Yapısal yeni sanayi alanımıza bu vizyona uygun endüstri segmentleri belirlemeniz gerekmektedir. 2030 SDGS’e uygun taktikler belirlenmelidir. Şehir tüccarınının Global Compact ağına dahiliyesi sağlanmalı ve iyi bir reklamajla UNDP, TISK ve TUSIAD kurumlarıyla eylemsel işbirliğine gidilmelidir.
Umuyorum ki, elimden geldiğince satır arası mesaj metoduyla dile getirdiğim bu görüş yazısı gözbebeğimiz UTSO’muzun 2018-2021 stratejik planına; bir nebzede olsa komada yatan Uzunköprü ticareti adına yaşam ışığı olabilir.

 

Yazarlar - 13:10 A A
BENZER HABERLER

POPÜLER HABERLER

  • 01
    Uzunköprü’nün Nüfus Haritası Çıkarıldı
    2017 yılı rakamlarına göre ilçemizin toplam nüfusu 62.300 olarak açıklanırken, ilçe merkez nüfusu 39.823 ve köyler nüfusu ise 22.477 olarak açıklandı. İlçemizde son yıllarda yaşanan ekonomik nedenler ve işsizlik nedeniyle önlenemez göç devam ederken, en son açıklanan ilçemiz nüfusunun bir kez daha hızla gerilediği görüldü. Açıklanan nüfus rakamlarına göre ilçe merkez nüfusu 40.000 altına inerek […]
  • 02
    Bal Gibi Proje
    Uzunköprü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Uzunköprü Bal Üreticileri Birliği ilçemiz için önemli bir projeye imza attı. “Sütler Devletten, Ballar Uzunköprülü Bal Üreticilerinden” ismi verilen proje ile ilçemiz merkez ilkokullarında okuyan toplam 2499 öğrenciye bal ve süt dağıtılacak. 2017-2018 Öğretim yılının ikinci yarısında başlayacak proje ile birlikte öğrencilere okul sütünün yanında paketler halinde ballar da […]
  • 03
    Akıncılar’dan Uzunköprsüpor’a Destek Kahvaltısı
    İlçemizi Bölgesel Amatör Lig 12. Grupta temsil eden Uzunköprüspor’un ateşli taraftar grubu Akıncılar takımlarına destek ve moral kahvaltısı verdiler. Cumartesi günü Cazgır Cafede düzenlenen kahvaltıda futbolcular, teknik heyet ve taraftar grubu temsilcileir hazır bulundu. Takımlarına her zaman destek verdikleirni söyleyen Akıncılar Taraftarlar Grubu başkanlarından Görkem Açıkbaş her zaman takımlarının yanında olduklarını ifade etti. Kulüp başkan […]
  • 04
    Uzunköprü’de defineci izlerine rastlandı
    30 yıldır Trakya’da arkeolojik kazılar gerçekleştiren ve kazılarını Uzunköprü ilçemizde sürdüren Trakya Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, yaptığı basın açıklamasında, ilçemizde yaptıkları kazılarda yüksek oranda defineci izlerine rastladıklarını ifade etti. 30 yıldır Trakya’da arkeolojik kazılar gerçekleştiren Trakya Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, “Defineciler tarihsel geçmişimizi yok etmeyin. […]
  • 05
    “Hayvancılık Politikaları Küçük Besiciyi Bitiriyor”
    Meriç Ziraat Odası Başkanı Ömer Ergin, Türkiye’de uygulanan yanlış hayvancılık politikalarının küçük besiciyi bitirme noktasına geldiğini savundu. Başta kırmızı et ve hayvancılıkta kullanılan yem ve benzeri ürünlerin hepsinin ithal edildiğini vurgulayan Ergin, “Dilimiz söylemeye varmıyor ama yakında çiftçide ithal edilirse kimse şaşırmasın” dedi. Ergin, hayvancılıkta yaşanan problemlerin çözümünün ithalat olmadığını söyledi. Hayvansal üretimde girdilerin çok […]

YAZARLARIMIZ